Ferrari kurucusu Enzo Ferrari’nin dramatik başarısı

1898 yılında orta gelirli bir ailenin çocuğu olarak İtalya’nın Modena kasabasında dünyaya gelen Enzo Ferrari’nin; heyecan, hırs ve başarı doludur.

Enzo’nun otomobil tutkusu 10 yaşındayken, babası ve abisi ile izlemeye gittiği bir yarışla başlar.

I. Dünya Savaşı’na katılan babası ile abisi grip salgınından öldüğünde 18 yaşında olan Enzo, çalışıp ailesine bakabilmek için eğitimini yarım bırakmak zorunda kalır. Bedensel bir kusurundan dolayı rapor alarak askere gitmez. Bu rapordan dolayı hiç bir işe kabul edilmeyince, iş bulup çalışabilmek için tekrar askerlik başvurusu yapar ve gittiği cephede tehlikeli bir hastalığa yakalanır; iki yıl süren mücadeleden sonra bitkin halde geri döner.

Savaş sonrası hayat şartlarının çok ağır olduğu işsizlik ortamında bir otomobil fabrikasına işçi olarak girebilme imkanı bulur.  Bedensel kusurundan dolayı hep aşağılanır fakat  bu onu daha çok hırslandırır. En büyük hayali yarış pilotu olmak ve spor arabalar üretmektir.

Vespa’da test pilotu olma şansı yakalayan Enzo, kısa sürede kendini ispat ederek 1920 yılında Alfa Romeo’nun yarış pilotu olur ve bir çok yarış kazanır. Kontes Paoline Baracca’dan şampiyonluk ödülü alırken kızı Laura ile tanışır ve bir süre sonra evlenir. 1932’de oğlu Dino’nun doğumuyla pilotluğu bırakarak otomobil fabrikası kurmaya hazırlanır.

Enzo’dan sonra başarı kazanamayan Alfa Romeo’nun sportif direktörlük teklifi üzerine Enzo kontrolünde kurulan takım katıldığı tüm yarışları kazanır.

1938’de Alfa Romeo’dan ayrılıp kendisi için otomobil üretecek bir atölye kurmak üzere memleketi Modena’ya döner. 2. Dünya Savaşı patlak verip bulunduğu şehrin bombalanmasıyla Maranello’ya taşınır. 1946 yılında ürettiği ilk Ferrari, otomobil tarihinin en önemli markalarından birinin resmen kurulduğuna işarettir.

1950’lerin başında üretilen ve katıldığı yarışların neredeyse hepsini kazanan Ferrari 250, markanın kısa sürede tanınması ve otomobil dünyasının zirvesine çıkmasını sağlar.

Finansal yönetimde başarılı olamayan Enzo;  İtalyan mafyasından aldığı yüklü borcun bedelini, 1956 yılında oğlu Dino’nun  öldürülmesiyle öder. Bu üzücü olayın anısına Ferrari logosu yerine sadece oğlunun adı bulunan Dino adlı bir seri yaratır.

Yarışlarda ölen pilotlar ve pistten çıkan otomobiller yüzünden ölen izleyici ailelerinin açtığı davalarda cinayette teşebbüsten yargılanır.

Gazetelerde gençleri ölüme iten canavar olarak gösterilir. Bir daha otomobillerin olduğu hiç bir yarışa gitmeme kararı alır.

1977’de emekli olur ancak şirket üzerindeki yetkileri devam eder. 1978 yılında karısının vefatı üzerine Lina adlı genç metresinden olan oğlu Piero’yu aileye dahil eder.

Arkadaşının oğlu Sergio Pininfarina tarafından 1984 yılında tasarlanan ve tüm zamanların en iyi tasarımı olarak nitelendirilen Ferrari Testarossa satış rekorları kırar.

Enzo, 40. yıl anasına üretilen Ferrari F40’ın en çok beğendiği model olduğunu söyler.

Dramatik hayatına rağmen dünyanın en iyi otomobil markalarından birini yaratan Enzo Ferrari, şirketin %90 hissesini Fiat’a devretmek zorunda kaldığı 1988 yılında hayata veda eder.

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir